Hayallerimizin doğru olduğunu nereden biliyoruz. Beklentilerimiz gerçekleştiğindeki mutluluğumuzun bedelini acaba hangi çaba, hangi alın teri ödeyecek, ne kadar ödeyecek, nereden biliyoruz? Hiçbir şey yapmadan devam etmiyor hayat ve hiç bir şey düşünmeden, istemeden, umut etmeden, plan yapmadan. Sonra risk analiz uzmanı oluyoruz her birimiz, her adımda acaba başıma ne gelir diye düşünmekten. Mutlu olmak ya da görünmez mecburi zincirlerimizden kurtulmak bize ne gibi mutsuzluklar, sorunlar getirecek? Korkuyoruz. Yalnız başımıza ve korkarak ilerliyoruz. Kimse aksini iddia etmesin.
Kaçış. Sonra akıl sağlığımız için kaçışlar planlıyoruz. Kaçabildiğimiz kadar kaçıyoruz, olduğumuz yerde elimizde telefon, belki kulağımızda bir müzik. Şanslılar tatile de kaçıyor. Tabi kendinden kaçamıyor insan, sadece unutabiliyor kendini bazen belli ve kısa bir süre. Bu hayatın doğarken bize yüklediği bir özellik bu, sen sensin. Bazen malesef sensin, bazen iyi ki sensin.
Öleceğini bilen tek canlı olan insan yarın yokmuş gibi de yaşayamıyor tabii ki. Benimkisi anlamaya çalışmak sadece. Ama elbette anlamak çözmeye yetmiyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder